Skip to content
Kasım 11, 2009 / COBİD

Röportaj: Ve nihayet! İlk Türk kadın ürolog

Emine Ataç, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İngilizce Tıp Bölümü 4.Sınıf

Başlarken…

Çok eğlenceli geçen Üroloji stajım sırasında Türkiye’de ilk defa bir kadının üroloji uzmanı olarak seçilecek olduğunu öğrendim. Seçim jürisinde fakültemizin üroloji anabilim dalı hocalarımızdan Prof. Dr. Bülent Çetinel de bulunuyordu ve 27 Mart 2009’da Dokuz Eylül Üniversitesinde Türkiye’nin ilk kadın üroloji uzmanı Dr. Hatice Sıçramaz-Arıkan seçildi. Her şey çok heyecan vericiydi. Ama bir o kadar da şaşırtıcıydı. Bu ilk neden bu kadar geç gerçekleşmişti?

Türkiye’de bu kadar erkek kadın-doğum uzmanı varken tek bir tane kadın üroloji uzmanı bulunmaktaydı. Kadın hekimlerin ürolojiyi uzmanlık alanı olarak tercih etmemesi Türkiye’ye özgü müydü? Türkiye nüfusuna sayıca yakın olan batı Avrupa ülkesi Almanya’ya bakılınca hemen her şehrinde bir kadın üroloji uzmanı görülüyor. Ama bu sayı erkek üroloji uzmanların yanında yine çok az kalıyor. Almanya’da ilk alman bayan üroloji profesörü daha yeni seçildi. Peki, kadın hekimler niçin ürolojiyi uzmanlık alanı olarak seçmiyorlar? Bu soruya bir yanıt bulamadım ama Türkiye’de ilk kadın üroloji uzmanı unvanını taşıyan Dr. Hatice Sıçramaz Arıkan’dan neden ürolojiyi seçmiş olduğunu öğrendim.

Biyografi

1977 İskenderun doğumlu olan ve ilk orta ve lise öğrenimini İskenderun‘da tamamlayan Dr.Arıkan, 1996‘da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde tıp eğitimini aldı.

2003 yılında başladığı DEÜTF Ürolojide uzmanlık eğitimini 2009 da tamamladı.

Öğrenim hayıtınız boyunca idealist bir insan mıydınız ve ürolog olmak idealiniz miydi?

Eminecim merhabalar,

Sorularını keyifle yanıtlıcam …

İlk sorudan başlayalım. Ürolog olmaya tıp fakültesi 4. sınıfta karar verdim ve bu fikrimden de inatla vazgeçmedim. Üroloji kararı almamın tek müsebbibi sayın hocam Prof.Dr.Orhan Göğüş’dür. Aslında kendisiyle bu konuda hiç birebir konuşmamız olmadı ama o kadar hayranlık duyulacak bir insandı ki bana bu tercihi yaptırdı …

Üroloji secmenizde en etkili unsur nedir?

Sonuçta fakülte bitmeye yaklaşınca insan ister istemez uzman olacağı branşı seçmeye başlıyor ben de dedim ki ben başka bir uzmanlıkta mutlu olamam, en önemli unsur burda mutlu ve başarılı olacağıma inandım.

Türkiye‘de bu kadar erkek kadın-doğum uzmanı var iken tek kadın ürolog sizsiniz. Bunda toplumsal ve kültürel unsurların etkili olduğunu düşünüyor musunuz?

Bunu da çok ilginç karşılıyorum , çok şaşırıyorum hatta bunu ilk öğrendiğimde nasıl olur koskoca cumhuriyet tarihinde bir tane bile bayan ürolog nasıl olmaz demiştim. Kültürel unsurlarla ilgili değil, ‘’ biz kapalı toplumuz o yüzden üroloji tercih edilmemiş’’ gibi bir yorumu kabul etmiyorum.

Bu tercihi yapmak cesaret de gerektirmez. Bunu anlayamıyorum, uğraştığımız insan vücudu ve bunun genitali, erkeği, kadını olmaz.

Toplumun size bakis acisi nedir?

Ben yaklaşık 5 yıldır ürolojideyim ve hastalarımdan yana hiç sıkıntım olmadı. Eğer bunu yaşasaydım sanırım devam etmezdim.

Muayene ettiğiniz kişiler çoğunlukla kadın mi erkek mi?

Hem erkek hem kadın hastaları muayene ediyorum. Son zamanlarda kadın hasta sayısı arttı sanırım bu da kadın hastalara olan ilgimin artmasından kaynaklandı.

Muayene etmek istediginiz erkeklerin size yaklaşımı nasıl? Bu konuda hastalarınızla problem yaşıyor musunuz? Bu sorunları erkek olsaydınız yaşar mıydınız?

Doktor kendinden emin, cesur olmalı ve hastasına güven vermeli. Benim hiçbir erkek veya kadın hastayla problemim olmadı.

Hekimin hasta karşısında duruşu çok önemli.

Aileniz ve eşiniz ürolog olmanızda sizi destekliyor mu?

Her zaman, onlar başından beri bana inanan yegane kişiler.

Yoğun olduğunuz halde bana vakit ayırdığınız ve sorularımı cevapladığınız için çok teşekkür ederim. Ülkemizde bayan ürologlara ihtiyac olduğunu ve kadınların da bu bölüme yönlendirilmesi gerektiğini düşüniyorum. İlk Türk kadın ürolog olma ünvanını kazanmak çok gurur verici olmalı. Bu yolda başarılarınızın devamını dileriz.

Ben teşekkür ederim, çok kibarsın, sana da başarılar diliyorum.

Bu röportajın gerçekleşmesini sağlayan ve bu noktada desteğini esirgemeyen Prof. Dr. Bülent Çetinel’e çok teşekkür ederim.