Skip to content
Kasım 11, 2009 / COBİD

Müzik Köşesi: Rock müzik ve tarihi

Mehmet Gökhan Çulha, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İngilizce Tıp Bölümü, 4. Sınıf

Rock müzik, 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış (1950’lerin başlarında), genellikle elektrogitar, basgitar ve bateri gibi enstrümanlarla beraber vokal melodi taşıyan popüler müzik formudur. Org ve piyano gibi klavyeli enstrümanlara da Rock’ta sıkça rastlanılabilir. Saksafon gibi üflemeli çalgılar Rock’ın ilk hallerinde oldukça sık kullanılmış olsa da yeni rock türlerinde nadiren görülürler.

Rock müzik, genellikle tek başına yapılmaz. Sanatçı ismi olarak ortaya tek bir ad çıkabilir ama genellikle bu müzik türü, bir grupla yapılır. Vokalist/solist (şarkı söyleyen kişi) ‘nin yanı sıra, elektro gitarist, bass gitarist, bateri, bir ya da iki ritim gitarist ve klavye (piyano, org, elektro-piyano vs.) vardır.

1800’lerin sonunda Afrika’dan kopartılarak, başka kıtalara köle olarak getirilen topluluklar, bundan sonraki yaşamlarının devamında bir de kökenleri etnik öğelere dayanan müzik türü oluşturdu.”Blues” adı verilen bu müzik geniş bir zenci kitlesi tarafından üretilip yorumlanmaya başladı. Temelde rock müziğin alt yapısı gibi davul, bass gitar ve gitardan oluşan yapıya sahipken, sound daha elastik, daha anlaşılır ve temizdi. Sözlerde ise genelde bir Tanrıya yakarış ve kabulleniş söz konusuydu. Zaman içerisinde zencilerin hâkim olduğu bu müziğe beyazlar da yöneldi; ama hiçbir zaman bir zenci blues sanatçısı kadar başarılı olamadılar.

Daha çok beyaz insanın yaptığı ve daha neşeli, hareketli bir sounda sahip olan Rock’n Roll ile Blues’un eşleşmesiyle karşımıza hala çok kişi tarafından kabul gören “Rhythm&Blues”u çıkardı. Tüm bu dönemlere baktığımızda Blues’dan Rock’n Roll’a; Rock’n Roll’dan Rhythm&Blues’a albümleri hala çok kişi tarafından alıcı bulan John Mayall, B.B. King, Chuck Berry, Bill Haley, Jerry Lee Lewis, Bo Diddley, Muddy Waters gibi efsane sanatçılar karşımıza çıkmaktadır.

Rock’n Roll; ragtime, blues, boogie, country, gospel gibi müzikal alt türlerin harmanlanması sonucu oluşmuştur. Bu alt türlerden Rock’a geçişteki son yapı taşı R&B’dur(Rhtyhm and Blues).Bu geçiş esnasındaki en önemli kişilerden biri Robert Johnson’dır.

1943-51 yılları arasında güneyden kuzeye yapılan göçler esnasında piyanoyla nefeslilerle tanışan delta blues icracıları Rock’n Roll’a geçişteki son müzik türü olan R&B’u oluştururlar. Bu müzik türü genel olarak bütün siyah müzik sitillerinin karışımından blues armonik yapısı ve formülü oluşmuştur. Başlangıçta sadece siyahların radyo istasyonlarında ve sokaklarda yaşayan R&B; orta sınıf beyaz gençlerin bu müziği alışkanlık haline getirmesiyle birlikte popüler hale gelir. Rock’n Roll’un R&B’den farklılaşıp kendine özgü bir müzik türü halini almasını sağlayan en önemli kişiler Elvis Presley ve Chuck Berry’dir.

Fakat endüstri Rock’n Roll’u çok çabuk yutmuştur. Araştırmacıların çoğu 1950’lerin sonunun Rock’n Roll müziğinin de sonu olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. 1950’lerin sonunda en ünlü Rock’n Roll müzisyenlerinden olan Elvis Presley askerde Buddy Holly ölmüş Chuck Berry ise hapistedir. 1959-63 yılları arasında rock müziğinde bir boşluk yaşanmış olarak düşünülebilir. Fakat işte tam bu yıllarda sonradan ’60 gençliğinin lideri’ unvanını alan bir müzisyen Bob Dylan ortaya çıkar. Dylan’ın ilk üç albümündeki müzikler ne folk müziği ne de Rock’n Roll müziği içerisinde tanımlanmıştır. Dylan şarkılarında siyah düşmanlığının inatla sürmesinden savaşın anlamsızlığından sevginin öneminden dünyanın güzelliklerinin hızla yitip gitmesinden bahsetmiştir.

Amerika’da gerçekleşen bu müzikal gelişimler bütün dünya gençliğini ama en çok İngiliz gençliğini etkilemiştir. Çocukluklarından beri Rock’n Roll müziğiyle büyüyen İngiliz gençleri arasından birçok müzisyen çıkmış; bunlar Beatles, Rolling Stones, Animals gibi ilk rock topluluklarını kurmuşlardır.

1960’ların sonu dünyada gençlik hareketleri olarak nitelendirebileceğimiz bir başkaldırının en üst düzeye eriştiği yıllardır. Gitgide büyüyen nükleer savaş tehdidi Amerika’nın Vietnam’ı acımasızca savaşa sürüklemesi birçok Vietnamlının ve Amerikalının bu savaşta ölmesi çarkları harekete geçirmiş çiçek gücü hareketi böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır. Artık rock müziğin konusu ağırlıklı olarak dünya sorunları ve çözüm yollarını da içermektedir. Ünlü ‘savaşma seviş’ sloganı bu hareketin bir ürünüdür. Çiçek gücünü oluşturanların çoğunluğu orta sınıf beyaz gençlerdir. Bu insanlar ‘hippi’ olarak adlandırılmışlardır.

65-70 arasında kurulan Pink Floyd, Deep Purple, Led Zeppelin gibi gruplar da artık mega rock gruplarıdır. Bu gruplar sayesinde rock hiç olmadığı kadar popüler olup ciddiye alınmaya başlanmıştır. Rock müzisyenleri kendilerini klasik müzik icracıları gibi görmeleri de bu döneme rastlar. Bu mega rock grupları ne yaparsa yapsın sattığından dolayı plak şirketleri yenilere hiç şans tanımamakta veya tanısalar bile müziklerini onlar gibi yapma şartı koymuşlardır.

İşte punk rock tam bu sıralarda kendini gösterir. Punk da diğer hiçbir rock türünde görülmeyen şiddet kargaşa ve kaos vardır. Punk Rock’ın karanlık kanadını gözler önüne sermiştir. 60’lı yıllarda Newyork’un garaj gruplarından çıkan Velvet Underground Punk’ın ilk tohumlarını atan grup olarak gösterilebilir. Ancak bu görüşü ilk punk topluluklarından biri olan Sex Pistols kabul etmeyerek tepki göstermiştir.

80’lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir heavy metal patlaması yaşanır.Bence heavy metal müziğini anlatan en iyi sözcük ‘kargaşa’ dır. Bütün heavy metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizm, faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi birbirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy metal bu çok renkliliği sayesinde birçok alt dallara ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder.

90’lara gelindiğinde beklenen yeni rock anlayışı Amerika’nın Seatle adlı kentinden gelir. Bu kentte kurulan garaj gruplarının önce Amerika’ya sonra bütün dünyaya açılması ile birlikte bir ‘grunge’ çılgınlığı yaşanır. Hele Nirvana’nın Nevermind albümü bu yeni alternatif rock’ı bütün dünyaya kabul ettirir. Bugün Pearl Jam, Soundgarden, Faith, No Morered, Hot Chilli Peppers, Therapy gibi gruplar sayesinde rock tekrar bir canlanma içerisine girmiştir.