Skip to content
Kasım 11, 2009 / COBİD

Derleme: Bir Kanser, İki Dakika, Bir Yaşam

PDF-Derleme: Bir Kanser, iki dakika, bir yaşam

Ayşe Yasemin Özgan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İngilizce Bölümü 2. Sınıf
Medya Ada, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Türkçe Bölümü 3. Sınıf

GİRİŞ

Basit bir matematikle bir saatte, bir günde ve biraz daha zaman harcadığımızda; bir yılda kaç tane iki dakika olduğunu hepimiz hesaplayabiliriz. Önemsiz gibi görünen bazen bir melodiyi bile dinlemeye yetmeyen bu kısacık zaman diliminde bir kadının yaşamını yitirmesi, her iki dakikada bu melodiyi sonunda dek dinleyemeden bir insanın serviks kanseri gibi önlem alınabilinecek bir hastalıktan dolayı aramızdan ayrılması ne kadar da üzücüdür aslında…

Evet, dünya’da her iki dakikada bir kadın bu hastalıktan dolayı yaşamını kaybetmektedir. Sağlıkla ilgili yaşanmış hikâyeleri gazete ve dergilerden okur; başımıza hiç gelmeyecekmiş gibi belki birkaç gün ya da birkaç hafta içinde unutur gideriz… Bu kadar kısa zamanda bir yaşamın ışığını söndürebilen bu hastalığın bir gün gerçek hayatta aniden karşımıza çıkması muhtemeldir. Bu yazının yazılış amacı da budur zaten: Bir parça bilgi edinip gerekeni yaparak bir melodiyi sevdiklerimizle beraber dinlemek için küçücük bir adım…

Bu konuyu etraflıca düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk soru bellidir: Nedir serviks kanserinin sebepleri?

Majör risk etkenleri:

  • Serviksin Human Papilloma Virus(HPV) ile enfekte olması
  • Poligami
  • Sigara

Olarak belirtilmekte ve sünnet, oral kontraseptif kullanımı ve Herpes Simplex Virus Tip 2 enfeksiyonu artık risk etkeni olarak kabul edilmemektedir.

“Karsinoma in situ” prevalansı 20-40 yaşlarında yüksek olarak görülmektedir. İnvazif serviks kanseri 40 yaşın üzerinde görülmekte (Sık görüldüğü ortalama yaş 45-50dir); en önemli majör risk etkeni ise HPV’dir. National Cancer Instutite (U.S) tüm kadınların hayatlarının bir döneminde HPV enfeksiyonu geçirdiğini açıklamıştır. Çoğu kadının immun sisteminin bu sorunla başa çıkabilmesiyle birlikte dünyada her yıl yarım milyon kadın serviks kanserine yakalanmaktadır. HPV aynı zamanda anüs, vulva, vajina ve penis kanserinde de rol oynamaktadır.

Aklımıza bu noktada bir soru daha kurcalar: Bu kadar çok sorunla yüz yüze olmamızı sağlayan HPV’den korunma yöntemleri nelerdir? Günümüzde bu konuda kullanılan birkaç yöntem bulunmaktadır bunlardan bir tanesi de aşıdır. 2006 yılında FDA(the US Food and Drug Administration) Gardasil isimli aşının servikal kanserinin %70 oranında sebebi olan HPV tip16 ve 18 aynı zamanda genital siğillerin%90 oranında sebebi olan HPV tip 6 ve 11’i etkisiz kıldığını açıklamıştır. Merck & Co Inc (Merck) tarafından üretilen Gardasil isimli aşı tip 6, 11, 16, 18 etken edebildiğinden dolayı kuadrivalent bir aşıdır. Altı aylık bir süreç içerisinde 3 kez uygulanması gerekmektedir.

Diğer bir aşı olan Cervarix, Glaxo Smith Kline (GSV) tarafından test edilmiş ve üretilmektedir. Bununla birlikte Cervarix FDA tarafından henüz onaylanmamıştır. Bu aşı bivalent bir aşı olup yalnızca HPV tip 16-18’e karşı koruma sağlar. Gardasil gibi 6 aylık bir süreç içerisinde verilmesi gerekmektedir. Dokuz yaşından itibaren doktor kontrolünde kullanılabilen bu aşıların yaş sınırlaması ülkelere göre birkaç yıl arayla farklılık gösterir. Avrupa’daki bazı ülkelerde serviks kanseri aşısı zorunlu olarak yapılmaktadır. Ülkemizde ise 9-26 yaşlar arasındaki kadınlara uygulanabilmesi için her iki aşıya da Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alınmıştır fakat 15-20 yıl sonra serviks kanserlerinin azalmasını sağlayacak uzun vadeli ciddi bir projeye şimdiye kadar adım atılmamıştır.

Aşılar tamamen koruma sağlamadığından dolayı düzenli periyotlar halinde, kadınların kontrollerini yaptırması ve aşılamanın yaygınlaştırılması gerekmektedir. Serviks kanseri aşısının maliyeti diğerlerine göre fazla olması eleştirilere yol açsa da, kanser olduktan sonra yapılacak olan harcamalarla karşılaştırıldığında ülke ekonomisine katkıda bulunabileceği de söylenmektedir.

Gelişmiş ülkelerde hastalığın insidansında ve mortalitesindeki azalmanın en büyük başka bir nedeni de bir sitolojik test olan Pap Smear tarama testi kabul edilir. Bu nedenle ‘’Serviks kanseri önlenebilir kanserler kategorisinde ‘’kabul edilmektedir. Serviks Kadınlar Pap Testi taraması ilk cinsel temastan 3 yıl sonra başlanmalıdır. Yirmi bir yaşından itibaren ise taramalar her durumda başlatılmalıdır. Tarama her yıl klasik Pap testi ile ya da 2 yılda bir likit Pap testi ile yapılmalıdır ve 30 yaş üzerinde 3 normal testi takiben taramalar 2-3 yılda bir gerçekleştirilir. Yetmiş yaş üzerinde 3 ve daha fazla normal testi olanlarda (son 10 yılda hiç anormal pap testi yoksa) total histerektomi olanlarda servikal kanser taraması durdurulabilir.

Türkiye’de tarama ’’SERVİKS KANSERİ TARAMASI ULUSAL STANDARTLARI’’na göre yapılmaktadır. Bu standartlara göre; temel amaç ülke çapında oluşturulacak bir tarama programını hedef popülasyona uygulayarak servikal patolojileri henüz preinvazif evrede iken tespit edip, etkin ve basit yöntemlerle tedavi etmek suretiyle invazif kanser sıklığını, buna bağlı mortalite ve morbiditeyi düşürmek, aksi takdirde uygulanması gereken karışık ve pahalı tedavi yöntemleri önlemektir. Belirtilen standardın içeriğinde taramaların alt yapısı, yöntemi, hedef kitleye ulaşılabilirlik, yöntemler ve özel durumlar yer almaktadır.

Bu çalışmalar Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri (KETEM) ve AÇSAP’larda ve Sağlık Ocakları’nda yürütülebilir. Bu kuruluşlar sonuçları, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’na gönderilmek üzere, Sağlık Müdürlüğüne periyodik olarak bildirmelidirler. Toplum Tabanlı Tarama çalışmalarının koordinasyonu için Sağlık Müdürlüklerinde bu amaçla İl Kanser Kontrol Koordinatörünün sorumluluğunda birer “Tarama Kayıt ve İdare Birimi” kurulur. Bu standartlara göre tarama için gerekli olan malzemeler disposable (tek kullanımlık) spekulum, hastanın isminin yazılabildiği özel lam, sprey, lam kabı, Smear çubuğu önceden Sağlık Müdürlükleri kanalı ile temin edilmeli ve ilgili merkezlere tutanak karşılığı dağıtılmalıdır. Aynı zamanda, Smear klasik yöntemle alınmalı, hasta menstrüel siklusun ilk fazında davet çağırılmalı, disposable (tek kullanımlık) spekulum ve hastanın isminin yazılabildiği özel lamlar kullanılmalı, sprey fiksatifler tercih edilmeli, lamlar özel koruyucu kutulara konmalı ve bu kutular patoloji laboratuarına gönderilmelidir. Sağlık Ocakları, AÇSAP’lar ve KETEM’lerde görevli pratisyen hekim, ebe ve hemşireler tarafından aldıkları eğitimlere uygun olarak Smear alınmalıdır. Değerlendirme, merkezlerin ilişkili olduğu Devlet Hastanesi patologları tarafından yapılmalıdır. Devlet Hastanesinde patolojik inceleme yönünden bir sıkıntı ( personel, vb. ) mevcut ise İl içindeki diğer hastanelerin patologlarından yararlanılabilir. İldeki bu düzenlemeyi İl Kanser Kontrol Koordinatörü, İl Sağlık Müdür Yardımcısı ve hastanede kanser kontrolünden sorumlu Başhekim Yardımcısı koordineli bir şekilde yürütür. Smearlerin değerlendirilmesinde görev alacak patolog ve gerekirse sitopatolog yetiştirilmesi konusunda Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığınca yasal düzenlemeler yapılarak, ilgili meslek kuruluşları ile işbirliği sağlanır. Nihai hedef, “ Smear Değerlendirme Merkezleri” nin oluşturulmasıdır. Smear sonuçları, örneğin alındığı merkez tarafından en geç bir ay içerisinde değerlendirilerek kişinin kendisine bildirilmelidir. Sonuç normal olsa bile kişiye bildirim yapılmalıdır. Smearde patoloji saptandığında merkezin ilişkili olduğu hastanenin konuyla ilgili eğitim almış uzmanlarının kontrolü için hasta bu uzmanlara yönlendirilmelidir. İleri inceleme için gerekli olan Kolposkopi yöntemi eğitimlerini alacak Kadın-Doğum Uzmanları ve Pratisyen hekimlerin bu konu ile eğitimlerinin planlanması için Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından yapılacak yasal düzenlemeler çerçevesinde ilgili meslek kuruluşları ile işbirliği yapılır ve eğitimler gerçekleştirilir. Kesin tanı konulan hastalar uygun görülen kanser tedavi merkezlerine sevk edilir.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş da verilere göre, aşının 5 yıl boyunca etkili düzeyde antikor yanıtı verdiğini anlatarak, “Çalışmalar koruyuculuk süresi üzerinde halen devam ediyor ve ilk veriler 5 yıldan daha uzun süreli korumayı hedefliyor” demiş ve HPV’ ye karşı 2 firmaya ait aşı bulunduğunu, aşıların eczanelerden temin edinilebileceğini kaydetmiştir.

Son söz olarak şunu söyleyebiliriz ki hepimizin de artık bildiği gibi servikal kanser birçok hayata son vermekte ve bunu engellemek de bizim elimizdedir. Bir melodiyi dinlemeye bile yetmez bazen; aslında her iki dakikada birçok şey olmaktadır yaşamda. Zaten hayatın kendisi bir melodi değil midir? Ve kulağı bir kez melodiye çalınmış olanlar bilir ki onu anlamak için sonuna kadar dikkatlice dinlemek gerekir çünkü ancak tamamını dinledikten sonra tüm güzelliğini görmek mümkündür. En güzeli de zaten bunu sevdiklerimizle doyasıya uzun uzun yaşayabilmektir.

Kaynaklar

1) Smith RA, Cokkinides V, Eyre HJ. American Cancer Society Guidelines for the Early Detection of Cancer, 2003 CA Cancer J Clin 2003; 53: 27-43

2) National Cancer Institute Fact Sheet, The NewYork Times Gardiner Harris, Published: June 30, 2006

3) Ceyhan M. İnsan papilloma virüsü (HPV) aşısı uygulamasında ülkemizde mevcut problemler. ANKEM Dergisi 2007; 21(Ek 2):102-104.

4) Salman N. İnsan papilloma virüs aşısı. ANKEM Dergisi 2007;21(Ek 2):99-101

5) Akyüz A, Güvenç G, Yavan T, Çetintürk A, Kök G. Kadınların Pap Smear yaptırma durumları ile bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi. Gülhane Tıp Dergisi 2006; 48: 25-29